Dünya'da çeşit çeşit insan var; Uyumlusu, uyumsuzu, öz güvenlisi, özverilisi, neşelisi, öfkelisi, konuşkanı ve suskunu..
Çevremiz tek tipli bir insanla dolu olsa yaşamın ne anlamı kalırdı ki ? Çeşitlilikte gerekir bazen.
Çeşitlilik, renklilik ve farklılıktır yaşamı anlamlı kılan, ama gel-gör ki insanoğlunda garip bir çaba var. Herşey bana benzesin, herkes beni dinlesin ve dediklerimi yapsın.
Olur mu böyle şey demeyin? Farkında olsakta, olmasakta bir çoğumuz bu tutumu sergiliyoruz. Bazen açık açık bazen ise gizli gizli...
Siyasette , dostlukta, iş yerinde, sohbette ve tartışmada "DÜNYA BENİM ETRAFIMDA DÖNSÜN" mantığı işliyor.
Bu yazımda özellikle sevgilerin bencilleşmesinden söz etmek istiyorum. Yaşamın temel besinidir sevgi. Boyutu, derinliği ne olursa olsun sevgisiz yaşam düşünemiyorum. Bence yürek boşluk kabul etmiyor. İçi sevgi ile dolu değilse; kin, nefret ve öfkeyle besleniliyor.
Bir bakalım şimdi hayatımıza!
Ego'yu seviyoruz biz; kendimizi daha çok seviyoruz , karşımızdaki kişinin duygularına izin vermeden... Çünkü kendimizi sevgiden uzak yetiştiriyoruz.
"BEN" üzerine kurulmuş konuşmaları hiç sevmiyorum 'Ben yaparım' , 'Ben bilirim' , 'Benim dediğim olacak' , 'Bütün vaktini benimle geçir' bu kendini sevmek değildir de nedir?
Başkalarının başarısını da kıskanırız. Oysa ki önüne gelen fırsatları, kendinde olan eksiklikleri iyi bilmeden! Ondan birşeyler öğrenmek gerekirken, onda var bende niye yok diye içimiz içimize yer..
Çünkü, başkalarının başarısına tahammülümüz yok.
Dünya'nın en sevimsiz karışımı, sevgiyle bencilliğin karışmasıdır.
Sevgi bazen taviz vermektir, sevgi paylaşmaktır. Gerçek sevgi sevdiğimiz için kendimizi değişime zorlamaktır.
Taviz verdiğimizde gururumuzun inceleceğini düşünürüz, halbuki gururda bile bencillik yok mudur ? Paylaşmak gerek, saç telimizden ayak ucuna kadar dolu dolu hissetmek gerek... En küçük şeylerden memnun olmak gerek... yetinmek gerek.. empati yapmak gerek.. Çünkü , empati olgunluktur. Olgun insan; hiç konuşmayan değil, empati yapabilen ve bana göre hiç birşeye saşırmayandır.
Yaşamınızda saçınızın teline daha zarar vermeyecek, sizi dert edinen insanları seçin...
Sonuç olarak diyeceğim o ki; bencillik 'BEN' den uzak olsun...
Görüşmek üzere sevgili okurlarım....
Bu arada önceki yazısında benim arpacığıma yer ayıran Sayın Mustafa Uysal Abime diyeceğim o ki; Evet dış güzellik önemli çünkü gözün razı olmadığına gönül katlanmaz imiş.
Çok sevdiğim bir söz ; İnsanlar görünüşleri ile karşılanır, kişilikleri ile uğurlanırmış..
Olsun nice arpacıklar çıksın gözümüzde: Varsın dış güzellik değişsin ama önemli olan iç güzelliğin değişmemesi..