30 Haziran tarihinde Kayyum Endişesi ile tüm hazırlıklarını tamamlayan CHP’de kritik gün yaklaşırken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte sessiz kalması Parti’lilerce tepki ile karşılanıyor. Bu konuda sessizliğini bozan isim ise Nazilli Belediyesi Meclis Başkanvekili Serkan Sevim oldu. Sevim Kılıçdaroğlu’na tatlı sert eleştiride bulunarak nazikçe geri çekilmesini istedi. İşte Sevim’in o açık çağrısı SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU…
Türkiye’nin içinden geçtiği bu kritik dönemde, muhalefetin birlik içinde olması her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. AKP iktidarının yıllardır sürdürdüğü strateji açıktır: Kendisine rakip olan her kişi ve kurumu sistematik şekilde zayıflatmak, etkisizleştirmek ya da bölerek marjinalleştirmek. Bu bağlamda Cumhuriyet Halk Partisi, toplumun geniş kesimlerini temsil eden ana muhalefet gücü olarak doğal bir hedef haline gelmiştir.
Ne yazık ki bugün, partimizin içine yönelen bu stratejik saldırının en zayıf halkası, maalesef ki ortaya koyduğunuz tavrınız üzerinden şekillenmektedir.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Topluma umut oldunuz, sabırlı ve kararlı duruşunuzla milyonları birleştirdiniz. Adalet Yürüyüşü’nde gösterdiğiniz irade, Türkiye siyasi tarihinin onurlu sayfalarına yazıldı. Bunları kimse inkâr edemez. Özellikle 2019 yerel seçimlerinde kurduğunuz ittifakla elde edilen başarılar asla unutulmayacaktır. Uzun yıllar boyunca bu ülkenin demokrasi mücadelesinde önemli bir rol oynadınız ve ülkenin demokrasi tarihine adınızı yazdırdınız. Ancak bugün gelinen noktada, artık bu mücadelenin aktif parçası olma ısrarınız, ne yazık ki sizi Türkiye’nin geleceği için umut olma misyonunun dışına taşımakta ve partimizin iç bütünlüğüne zarar verecek bir noktaya sürüklemektedir.
Partinin kendi içinde kavgalı, yön bulamaz ve geleceği inşa edemez bir yapı gibi gösterilmesi, sadece CHP’ye değil, doğrudan Türkiye’nin demokratik geleceğine zarar verir. Bu, AKP iktidarının eline altın tepside sunulmuş bir propaganda malzemesi olur. CHP’yi iç çatışmalarla zayıflamış bir görüntüye sokmak, halkın muhalefete olan güvenini sarsmakla kalmaz, aynı zamanda iktidarın en çok ihtiyaç duyduğu algı oyunlarını besler.
Bu yüzden, geçmişte verdiğiniz emeğe yakışır biçimde, partimizin gençleşmesine, kurumsallaşmasına ve topluma güven veren bir yapı haline gelmesine katkı sağlamak istiyorsanız, en büyük katkınız bugün “nazikçe geri çekilmek” olabilir. Bu bir geri adım değil, tarihsel bir sorumluluk duygusunun gereğidir.
Saygıdeğer Kılıçdaroğlu, sizinle aynı yolda yürümüş benim gibi milyonlar, bugün sizi onurlu bir lider olarak anmak istiyor. Tarih sizi birleştiren, umut olan, mücadele eden lider olarak anabilir. Ama inatla sürecin parçası olmaya devam ederseniz, ne yazık ki sizi “partisini bölen adam” olarak yazacaktır. Partinin önünü açmanız, yeni kuşaklara güvendiğinizi göstermeniz ve birleştirici bir figür olarak tarihe geçmeniz; hem size hem de Cumhuriyet Halk Partisi’ne en çok yakışan duruş olacaktır.
Bu milletin umuda, birliğe ve kararlı bir muhalefete ihtiyacı var. Ya bu mücadeleyi büyütmemize sessizce destek olun ya da karşımıza dikilmeyin.”













