Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye geçişini tarihi olarak bir tv kanalında yorumlayan Erdem’e sert eleştiride bulunan Sevim şunları söyledi. “Bu Bir Geçiş Değil, Açık Teslimiyettir sayın Erdem. AKP Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem’in Kanal 7 Avrupa ekranlarında söyledikleri, bir siyasi başarı masalı değil; bir itiraf ve bir demokrasi suçunun canlı yayında kayda geçirilmiş hâlidir. Özlem Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişini “tarihi” diye pazarlayan sayın Erdem, aslında açıkça,
AKP’ye biat etmeden bu ülkede hizmet alamazsınız diyor.
Özlem Çerçioğlu, Aydın halkının oylarıyla dört dönem boyunca CHP’den seçildi. Bu, tartışmasız bir halk iradesidir. Ancak AKP bu iradeyi yıllarca tanımadı ve yok saydı. Aydın’a yapılması gereken yatırımlar bilerek yapılmadı, projeler engellendi, belediye kuşatma altına alındı. Sonra ne oldu? Çerçioğlu, halkın iradesini değil, kendi koltuğunu tercih etti ve AKP’ye geçti. Ve sayın Erdem tüm bunlardan sonra utanmadan, sıkılmadan, çıkıp “bakanlıkların kapıları açıldı”, “yatırımların önü açıldı” diyor. Bu skandal sözler tek başına bir suç itirafıdır. Demek ki sayın Erdem Aydın halkı size oy vermediği ve sizi tercih etmediği için iktidarınız tarafından bilerek yıllarca cezalandırıldı. Demek ki oy yoksa hizmet de yok. Ama bu kirli tabloda yalnızca AKP yok. Özlem Çerçioğlu da bu düzenin gönüllü parçası olmuştur. Hakkında yıllardır konuşulan dosyalar, baskılar ve tehditler karşısında alnı açık başı dik durmak yerine, iktidarın kapısına gidip pazarlık yaparak himaye altına girmeyi tercih eden bir belediye başkanı olarak tarihe geçti. Bu bir siyasi manevra değil; açık bir teslimiyet ve halkın iradesinin satmaktır.
Mehmet Erdem’in “CHP’nin marka ismi” söylemine de açıklık getirmek gerekir.
O “marka” dediğin Özlem Çerçioğlu, ismini “Marka “ haline getiren; yıllarca sandıkta AKP ye oy vermeyerek direnen Aydın halkıdır, Cumhuriyet Halk Partisi örgütleridir, gönüllüleridir, gençleridir ve kadınlarıdır sayın Erdem. Gerçek tablo şudur: AKP Aydın’ı kazanamadı. Özlem Çerçioğlu Aydın’ı teslim etti. Ama neyin karşılığında… Zaman gösterecek bize.
Bugün yatırım alındığı itiraf ediliyorsa, bu bir başarı değil; “bizden olmazsan aç bırakırız” siyasetinin açık ilanıdır. Bu demokrasi değildir. Bu düpedüz siyasi zorbalıktır. Eğer bu sürece “tarihi” denilecekse, tarihe geçen şey, Bir belediye başkanının koltuğu uğruna halkını iradesini satması ve AKP İktidarının iki yüzlü siyaseti olacaktır.












