Milletvekili Mehmet Erdem Basın Kuruluşlarına gönderdiği basın Bülteninde Aydında yaşanan pankart krizi sonrası yapılan değerlendirmeleri, Yargı mensuplarına Kullandığı ‘Yalaka’ cümlesi ve İç güvenlik tasarısında alınan kararlara karşı kullandığı tavrı eleştirdi.
Milletvekili Mehmet Erdem Yargı sürecinde kişilik haklarına saldırıda bulunulamayacağını ifade ederek; “CHP Aydın İl Örgütü'nün Binası'na asılan pankart kişilik haklarına hakaret edildiği gerekçesiyle mahkeme kararıyla polis marifetiyle indirildi. Yargı süreci devam eden veya yargıda karar verilmiş bir konuda ilgili kişileri çeşitli ithamlarla karalamak hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. İnsanları rencide edecek veya şahsiyetlerini zedeleyecek şekilde resimlerini asmak ahlaki ve hukuki değildir.
CHP Genel Müdürü Partisini bile yönetemiyor
Yaklaşan seçimler sebebiyle CHP kendisine siyaset malzemesi aramaktadır. Kendi iç karışıklıklarını ve dağılmışlıklarını unutturmak amacıyla böyle algı yönetimi oyunları yapmaktalar. Ama halkımız CHP'yi dikkatle izliyor. CHP bırakın iktidar olmayı muhalefet bile yapamıyor. CHP Genel Müdürü partisini bile yönetemezken ülkeyi nasıl yönetecek.
O Cümleyi Kınıyorum
Sn Tezcan'ın Söke İlçesinde yaptığı açıklamadaki " Ya namuslu Türk yargısı olacaksın ya da yalaka olacaksın." cümlesi çok vahimdir. CHP il örgütüne asılan pankartı indirme kararı veren yargı mensubuna 'yalaka' diyor. Bu cümle bir hukukçuya yakışmaz. Bu cümle CHP Genel Başkan Yardımcısı'na yakışmaz. Bu cümle bir Milletvekili ‘ne yakışmaz. Ben bir Aydın Milletvekili olarak yargı mensubumuza 'yalaka' denmesini kınıyorum.
Sn Tezcan’a 'Edep ya Hu!' diyorum...
Yine CHP Mv Sn Bülent Tezcan İncirliova ziyaretinde yaptığı açıklamada TBMM İçişleri Komisyonu'nda görüşülmekte olan iç güvenlik paketini ağır bir dille eleştirmiş. Ve "Bunun adı sivil bir darbedir" demiş.
Kamuoyunun da yakinen bildiği gibi iç güvenlik paketi, son dönemde Suriye'nin Kobani Bölgesi'nin işgali üzerine çıkan olaylar ve iç karışıklık çıkarmak isteyenler sebebiyle hazırlandı. Bu olaylar sırasında 40 vatandaşımız hayatını kaybetti ve kamuya ve özel şahıslara ait mallar mülkler yağmalandı veya yakıldı.
Bu paket her türlü terörist eylemleri önlemek, eylemler karşısında devleti temsil eden vatandaşı koruyan polisin ve diğer devlet görevlilerinin elini güçlendirmek maksadıyla hazırlanmış bir değişiklik paketidir. Örnek vermek gerekirse bu paketle “molotof kokteyli” bomba ile eşdeğer kabul edilecek ve “molotof kokteyli” kullanan teröristler bomba kullanan teröristle aynı cezayı alacaklardır. Ya da terörist eylemlerle kamu veya özel mallara zarar verenler sebep oldukları zararı tazmin etmek zorunda olacaklar.
Sayın Tezcan Devletten yana mıdır yoksa Terör Örgütlerinden yana mıdır
Sn Tezcan devletten yana mıdır yoksa terör örgütlerinden yana mıdır? Molotof kokteyli atıp her yeri yakan yıkanlardan taraf mıdır masum vatandaşlardan taraf mıdır? Türkiye'yi Suriye veya Irak gibi karıştırmak, iç savaş çıkarmak isteyenlerden yana mıdır yoksa bunu önlemek adına mücadele eden devletten yana mıdır? Sn Tezcan, kurban eti dağıtmak için sokakta yürürken terör eylemcileri tarafından başı taşla ezilen gencin yanında mıdır yoksa bu genci katledenlerin yanında mıdır? Sn Tezcan teröristleri koruma ve kollama görevini mi üstlenmiştir?
Hitabetin şehvetine kendini kaptırıp giden Sn Tezcan’a konuştuklarını bir kez daha okumasını öneririz...
















