Güler Kurudere Akbaş değerlendirmesinde 24 Temmuz’da yapılacak olan faiz indirim kararının piyasaları ne şekilde etkileyeceği, konut alım ve satımı, konut kiralamada yaşanan sıkıntılar ve vergi dilimlerinin emlakçılar üzerinde yaşattığı sıkıntılar hakkında değerlendirmede bulundu.
Ekonomik veriler emlak sektörünü durma noktasına getirdi
Şimdi önümüzdeki günlerde 24 Temmuz’da yapılacak olan Faiz indirim kararı ile herkes bir bekleyiş içerisinde. Ama tabi ki bu verilecek olan kararın belirli bir baz puanda olması gerektiği söyleniyor ama henüz net bir şey belli değil. Şimdi konutta çok ciddi anlamda uzun süredir durağanlık yaşıyoruz niye durağanlık yaşıyoruz. Mevduat faizlerine yatırım yapan bir kesim var, diğer kesimde konut faizlerinin indirimi beklemekte, diğer kesim ise alımını hiç bekletmedi şu ana kadar nasıl olsa bu Gayrimenkul de fırtına öncesi sessizliği değerlendirip elindeki gayrimenkulünü değerini artırıp ve bu gayrimenkul sektörünün de hızlandığı dönemde ciddi anlamda para kazanmak isteyen yatırımcı da var. Ama emlakçıların en çok zorlandıkları durum satış pozisyonu. Konut faizi kullanımının cüzi miktarda olması. Diğer bir etken ise işte altın gibi, döviz gibi, kripto para gibi diğer para birimlerinin yükselişte olması Maliyetlerin arması ile birlikte bizim konut piyasasını oldukça etkilemekte. Kiralara bakıyoruz. Kira getirileri bir emekliye, bir asgari ücretlinin gelirini göz önünde bulundurduğumuzda bir memurumuzun iller arasındaki dağılımında kira artışlarını göz önünde bulundurduğumuzda halkın ciddi anlamda kira ödemelerinde sıkıntı yaşadığını görüyoruz. Konut sahipleri de konutunun değerince kiraya vermek istiyor. Ama Türkiye koşullarında kişilerin gelirlerine göre yüksek bir oranda kalmış oluyor. Buda aradaki makası açıyor ve ödemeleri zorlaştırıyor. Önümüzdeki günlerde birçok kişinin yaşam şartlarındaki zorlaşmadan dolayı illerden ilçelere, ilçelerden kırsallara dönüşüm başlıyor ve gidecek artacağa benziyor. Bunun dışında ekonomimiz sadece bununla da sınırlı değil. Her ne kadar devlet teşvikleri devam etse de işletmelere yeteri kadar desteğin sağlanamaması dolayı işletmeler küçülmeye gidiyor. Her küçülmeye giden firma demek işsizliğin artması anlamına geliyor. Ve bu önümüzdeki günlerde ciddi sorunlara yol açacak.
Üniversiteye gidecek gençlerimizin aileleri maddi imkanlarının sınırlarını zorluyor
Şimdi üniversitelerdeki sınavlarına bakalım. Sınav sonuçları açıklandı. Hayırlı olsun. Sınavları kazanan gençlerimizin Ailelerinin bir çoğu belkide yeterli maddi imkânı olmadığı için öğrencilerimiz Okullarına yerleşemeyecek. Devletimizin bu konuda ciddi adımlar atması gerektiğini düşünüyorum.
Kadın Girişimciler için sürdürülebilir çalışmalar yapılmalı
Biz kadın işletmecilerimize devletimizin yardımcı olacağını bildiğimizden dolayı sürekli proje üretiyoruz ama şu anda amaç sadece kadının bir işletmeyi açması değil, açtığı işletmede belirli karşılığı alamayınca bir süre sonra kapanacaktır. Sürdürülebilir çalışmalar yapılmalı, istihdamın artırılması ve buna yönelik neler yapılabilir. Vergi konusunda çalışmalar yapılmalı. Yine de biz vatandaşımızın konut edinimini kolaylaştıracak çözümler bulmalıyız. Yani bu konuda önerimiz ne olabilir? Örnek veriyorum, Konut Kredisi faiz oranları makul seviyelere getirilmeli, tapu harcı ödemeleri düzenlenmeli
Faizlerin cüzi bir miktarda düşmesi alım ve satımı etkilemeyecektir.
Şu an konut kredi faizleri önümüzdeki günlerde bir tık daha düşürülecek. Ama bu alımı ne derece etkiler bir kere yatırımcıyı pek etkilemeyeceği kesin. Uzun vade de düşündüğünüz zaman en değerli yatırım gayrimenkuldür. Bugün 10 milyon nakdi olan bir yatırımcı en azından 8 tane 1+1 alması ilçemiz koşullarımda aylık en düşük bugün şartlarında 80 bin TL Aylık geliri olur. Konut her zaman uzun ve kısa vade de her zaman kazandırır.
Dış yatırımcıya kapımızı açmalıyız.
Bunun dışında ne yapılabilir. Yatırımı canlandırmak gerekir. OSB’lerde anlatıyoruz ya. Kendi ilçemizden kendi sınırlarımızdan baz aldığımızda alanların daha genişletilmesi, sınırlarımızı açmamız gerekiyor. Örnek verecek olursak ben buraya yatırımcı getiriyorum A ve B firması her yeri kendilerini tekelleşmiş duruma ve ben bu yatırımcıyı getiremiyorum. Bir önlem alınmalı. Burada firmanın yatırım yapmasını istiyorsunuz ama elindeki nakdin değerinin iki katı yer istiyorsunuz o alan için. Peki bu yatırımcı o parayı oraya kullanır mı hayır ! sizde aynı kısır döngü içinde çalışmaya devam edersiniz. Nazilli Dış Yatırımcıya açılmalı bu kesinlikle yapılmalı.
KDV’deki düzensizlik dengeyi korumuyor
Tarım ülkesiyiz diyoruz. Ama şu anda tarım ve hayvancılığın en zor geçtiği dönemdeyiz. Normal tarımı yapmakta zorlanırken modern tarım diyoruz. Benim şahsi fikrim desteklemelerden ziyade su probleminin çözülmesi, en ucuz suyu çiftçime nasıl verebilirim, ilaca mı ihtiyaç var biz sağlayalım. Tamam özelleştik ama bu özelleşmemin de faturasını biz çekiyoruz. Biz kurumsal çalışıyoruz çalıştığımız için KDV % 20 ödüyoruz ama başka sektörde % 1 ve % 8 KDV alınıyor. Şunu yapabilir devletimiz. Önerdiğim konulardan en önemlisi de Emlakçıya Satışta toplamda %4+KDV Alacaksın Müşterinden diyor devletimiz. Bende şunu öneriyorum. Nasıl tapu harçları tapu dairesine yatıyorsa bütün işlemler emlakçılar üzerinden yürüsün bizim Komisyonumuzu da Alıcı ve Satıcı Devletimizin hesabına yatırsın, ve Devletimiz o yatan paranın içinden kendi alması gereken %20 KDV’sini alıp kalan payımızı bizim hesaplarımıza yatırsın. Böylelikle Devletimiz ile iş birliği içerisinde Güvenilir bir şekilde hizmet sunmuş oluruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: