Alkol;çok eski zamanlardan beri keyif verici,yatıştırıcı,uyuşturucu ve ilaç olarak kullanılagelmiştir . “Alkolizm” 1900’lü yılların başından beri bir hastalık olarak kabul edilmektedir.Dünya Sağlık Örgütü;Alkol bağımlısını, “uzun süre ve alışılmışın dışında alkol alan,alkole bağlı ruhsal,bedensel,toplumsal sağlığı bozulan,buna karşın kendi durumunu sağlıklı değerlendiremeyen,değerlendirse bile alkol alma isteğine dur diyemeyen,tedaviye ihtiyacı olan bir hasta diye tanımlar.
Alkol bağımlılığı durmadan içmek değil,içmeyi durduramamaktır.
Alkolün yasal ve sosyal kabul gören bir madde olması,kendilerinde sorun olduğunu kabul etme konusunda zorluk yaşatmaktadır.Her akşam içenler,yorgunluk atıyorum diyenler,seviyorum diyenler,kafamı rahatlatıyorum diyenler,bunu içince her derdimi unutuyorum diyenler,keyfim yerine geliyor
diyenler, içmesem konuşasım gelmiyor diyenler, alkolün hayatın içinde bazı zorlukların çözümü gibi alkole sıkıca sarılmışlardır. Onların içmek için bir sebepleri olmuştur. Bir dönem sonra bu insanlar; eşiyle, işiyle, çevresiyle, kesesiyle, mesleki verim, sosyal ve cinsel performanslarıyla ilgili ciddi sorun yaşamaya başlarlar. Fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları yaşarlar.Aile bütçesine,biyolojik,psikolojik ve sosyal anlamda kendilerine ve çevresindekilere zarar vermeye başladıktan sonra durumlarını değerlendirmek zorunda kalırlar.Çoğu da yakınlarından ve çevreden aldıkları tepkiler sonucu tedaviye başvurmayı kabul ederler.
Alkol aldığımızda, yüzde yirmisi mide çeperinden,yüzde sekseni ince barsaktan kana karışır.Vücudumuz saatte
Alkol etkisindeyken yaşanan kaza ve yaralanmaların sayısı da çok fazladır ve genellikle ölümle sonuçlanır. İntihar alkol kullanan bireylerde daha yoğundur. Uzman araştırmacıların çoğu; alkolizmi kronik bir intihar davranışı olarak değerlendirirler. Alkolün hayat tarzına yaptığı olumsuz etkiler de çok önemlidir. Geçimsizlik ve boşanmalar sık rastlanır. Alkoliklerin intihar davranışları tekrarlama eğilimi gösterir. Alkol ağır duygulanım bozukluklarına ve kuşkuculuk hastalığına, patolojik jaluzi diye adlandırdığımız kıskançlık hastalıklarına neden olur. Ayrıca; alkolik psikoz, alkolik deliryum,alkolik amnestik sendrom gibi unutkanlık hastalıkları gibi ağır bozuklukların alkolün yol açtığı bozukluklar olduğunu biliyoruz.Ayrıca alkolik anne baba çocuklarında görülen fetal-alkol sendromu da alkolün yol açtığı bir cücelik sendromudur.Ağız boğaz ,yemek borusu mide barsak kanserleri başta olmak üzere bir sürü kanserin de sebebi olduğu günümüzde bilinen bir gerçektir.
Genellikle alkolle sorunlu kişiler,bunu kabullenmeme eğilimindedirler.Ramazanda içmemeyi bağımlı olmadıklarının bir ölçütü gibi görürler.”İçince kimseyi dövmem sövmem” derler.Sosyal içicilikle,alkolizm arasındaki sınır aslında belirgindir.Alkolle sorunlu bireyler ,kabullenmekte zorlanırlar.
Eğer alkol almanızdan dolayı,eşinizle sorun yaşıyorsanız,ekonominiz bozuluyorsa,sağlık sorunlarınızın alkole bağlı olduğu bir hekim tarafından uyarılmanıza rağmen alkol almaya devam ediyorsanız;alkolle sorununuz var demektir.
Alkolü kesmeniz yada azaltmanız gerektiğini düşündünüz mü? –
Çevrenizdeki insanlar alkol kullanımından dolayı sizi eleştirdiler mi?
İçki içmekten dolayı kendinizi kötü ya da suçlu hissettiniz mi?
Sabah kalktığında kendine gelmek ya da akşamdan kalma belirtilerinden kurtulmak için hiç ilk iş olarak alkol aldınız mı?
Bu sorulardan tek birine bile “evet” yanıtı verdiyseniz, alkol kullanımıyla ilgili sorunlarınız olabilir demektir. Bir uzmana danışarak durumunuzun detaylı bir şekilde değerlendirilmesi, uzun vadede oluşabilecek olumsuz durumların önüne geçebilmeniz açısından önemlidir. Unutmayın yarın çok geç olabilir.Alkol sinsi bir düşmandır.
Sağlıkla kalın. Sevgiyle kalın.
Dr Fahrettin Ülkeroğlu
Psikiyatri Uzmanı
Yorumlar
Kalan Karakter: