2025 Yılı cumhurbaşkanımız tarafından “AİLE YILI “ilan edildi. Kamuoyunda da ılımlı bir hava oluştu , ancak
Şimdi ben size başka bir bakış ve yaklaşım getirmek istiyorum. Türk toplumunun büyük bir çoğunluğu akşamları ulusal kanalları izler. Haber sonrası bu kanalların hemen hemen hepsinde Türk dizileri boy boy yer almaktadır.
Dikkat ettiniz mi? dizilerin senaryoları nasıl? Çocuklardan ikisinin babası aynı, üçüncünün babası farklı. Aslında o evlatlık. Hastanede doğum anında daha sağlıklı görünen bebeği bize vermişler. Evlilik dışı doğan bebeği birilerine verin de kime verirseniz verin, gözümüz görmesin. Doğan çocuğun, anne veya babası bizim ailemize layık biri değil ya birilerine verin ya da annesine öldü diye söyleyin. Evlendiğimizde hamile idim, çocuğun senden olduğunu zannediyorsun. Gibi, gibi
Milyonlar bu dizileri izliyor, merakla bekliyor, hatta sosyal medya da sonraki bölümler için yorumlar açılıyor.
Nerede kaldı bizim Türk toplumunun temeli olan AİLEMİZ. Aile saadeti. Aile yapısı. Ailenin birliği ve bütünlüğü. Aile yapımızın temeline bomba konuyor. Kimse kimse ye güvenemez, aile bireyleri de birbirlerinden koparılmaya çalışılıyor.
Wilhelm Stekol “Aile, her türlü iyilik ve kötülüğün öğretildiği bir okuldur “demektedir.
Dizilerden gördüğümüz, fikir ayrılıkları ve kayırmaları önlemek için yapılan tüm çalışmalarda ki (Sağlık, yargı, adli tıp vb.) resmî kurumlara güvensizlik, istenilen sonuçları oluşturabilme olgusu maalesef yerleşmekte.
Adamın veya paran varsa her istediğini yaptırır, istediğin sonuca ulaşabilirsin, kamu kurum ve kuruluşlarına daha doğrusu devlete olan güveni sarsmakta, hatta birçok suçun “nasıl olsa bir yolunu bulurum “düşüncesi ile işlenmesini kolay hala getirmektedir.
Kemal Atatürk’ümüzün de dediği gibi “Medeniyetin esası, ilerlemenin ve kuvvetin temeli, aile hayatıdır” Ailemize ve kadınlarımıza sahip çıkarak sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir toplum olabilir. Ailemizin, demokrasimizin ve geleceğimize yön veren kadınlarımızın seçme ve seçilme hakkını kutlar, geleceğimizi onların ellerine bırakmamız gerektiğine inanıyorum.












