2020 bir şeyleri değiştirmeye geldi


Bu haber 2020-07-21 18:44:18 eklenmiş ve 470 kez görüntülenmiştir.

İnsanlık bilinci varlığını sürdürmeye çalıştığı 3.boyut fiziksel düzleminde, ortalıkta dönen türlü komplo teorileri, korku pompalayan algı operasyonları, kafa karıştıran yanıltıcı haberler ile nerede durması gerektiğini tayin edemediği uç noktalar arasında gelgitler yaşamakta.

Çoğunluk, doğru ve kesin bilgiye ulaşmanın kolay olmadığını, ancak epeydir içinde yaşadığı koca bir yalanın ortasındaki huzuru bozulduğunda anlamaya başladı. Sistem çatırdadıkça, zararlı ve yanlış bir sistemin parçası olduğunu söyleyen sesler çoğaldı. 

Çok güvendiği şartlar, artık körü körüne güvenmeden önce gözden geçirmeye, durup bir daha düşünmeye sevketti.

Çünkü en önemlisi, alışkanlıkları değişmek zorunda kaldı, özgürlüğü elinden alındı, mantıksız kurallar ve ceza sistemleri oluşturuldu.

Önüne konulan yemeğin içinde ne olduğunu, kendisine faydası veya zararını daha henüz sorgulamaya, ilk adımlarını attı. 

Bununla beraber kimisi de güven alanından vazgeçemedi, korku girdabından çıkamayarak boyun eğmeyi seçti. Tüm iyi niyetinizle bildiklerinizi, inandıklarınızı anlatmaya kalktığınızda sizi belki ayıpladı, korku her şeye galip gelmişti. Nasıl anlatsanız, nerden başlasanız olmuyordu, sizin gibi düşünmeliydi ama neden olmuyordu?

Anlamamız gereken, her bireyin kendi yolculuğuna saygı göstermek gerekliliğidir. Her bilgi aynı anda herkes tarafından algılanamadığı gibi, herkesin aynı fikirde olduğu bir düzen de insan tekamülü açısından daha verimsiz olmaz mıydı?

Yaşanan her an, bakış açımızı dönüştürmek için düzenlenmiş bir fırsattır. Her ne şekilde olursa olsun ayrım ilüzyonunun zararlı bir zihin oyunu olduğunu bilmek gereklidir. 

Nasıl düşünürsek düşünelim, neye inanırsak inanalım, uçlara savrulmaktansa ortada buluşmaya değer denilen ilişkilere de rastladık belki bazılarımız. Fırtınada sağlam olan ayakta kaldı, halihazırda çatırdayanlar yerle bir oldu demek mümkün. 

2020, bir şeyleri değiştirmeye geldi, bunda hepimiz hemfikiriz sanıyorum. 

Öyle uzun zamandır kapalıydı ki gözler, yalanın dalları budakları her alanı sarmalamıştı, köklenmişti sapasağlam yeryüzüne. 

Basit bir makas darbesiyle açılmayacaktı gökyüzünü görüş alanı, bir değilse de birkaç hamle gerekir ki, nefes alsın verimli alanlar, can bulsun yeniden gerçeklik, doğallık, iyilik, güçlensin hayat damarları.

Sezgimizle yeniden bağlantı kurmaya başladığımız, özgür nefesler almaya duyduğumuz ihtiyacın giderek yükseldiği bir yenilenme ihtiyacına çekildik.

Yol ayrımına geldiği hissedilen ilişkiler, arkadaşlıklar, sapasağlam dediğiniz dostlukların kopma noktasına gelişleri ile karşılaşmak olasıdır bu süreçte. Geçerliliğini yitirmiş tartışmaları, orta yol bulamama hallerini içeren birtakım yakın veya uzak kişisel etkileşimlerin, zaman kaybına dönüştüğü duygusu ile hayatımızda önemli ve değerli saydığımız bazı hikayeler son bulma noktasına gelebilir. Burada önemli nokta, gerçek ve koşulsuz sevgiyi algılamak ve benimsemekle ilgilidir. Her ne olursa olsun, incitmemek ve olanı olduğu gibi kabul etmek ancak bizi ilerletebilecek, içimizi ferah tutacak seçimlerdir.

Değişiyoruz, dönüşüyoruz, ve bazen öyle yoğun dalgalardan sağ çıkıyoruz ki, her sabah yepyeni biri olarak uyanıyormuşuz gibi geliyor. Hiç kimsenin ne kadar hızlı koştuğu, kaç adımda yanına geleceği veya seni geçeceğini bilemeyiz. Bir zaman gelir yollar kesişir, başka bir zaman olur ki patikalardan geçmek gerekir ve her zaman beklediğin kişiler yanında olmayabilir. Hepimiz kendi yolumuzdan sorumluyuz. Gerektiğinde manzarayı geniş pencereden görüp değişimi kabullenmek, olumsuz duygulara kapılmadan anlayışla karşılamak, kuşkusuz yolu daha keyifli hale getirecektir.

İnsan olma deneyiminde vicdan esastır. 

Geride bir enkaz bırakmadan, mümkün olduğunca kalp kırmadan ilerlemek, artık daha fazla ah almadan elinden gelenin en iyisini yaparak insan ilişkilerini düzenleme yoluna gidilmelidir. Herkes anlamayabilir, aynı yerden bakmayabilir, başka bir dili konuşuyor olabilir, bunların hiçbirisi sizi herhangi bir durumda haklı çıkarmayacaktır. 

Haklı çıkmanın anlamsızlığını keşfederek birlik olmanın yüceliğini hissettirecek kişilere, olay ve mekanlara çekilebiliriz. Buna izin vermenin yollarından biri de varlığımıza ve dahil olduğumuz sisteme bir faydası olmadığından emin olduğumuz eski kalıplardan, ilişkilerden, tutumlardan özgürleşmektir. Kişisel yolculuğumuzda geçerliliğini yitirmiş anlaşmaları sonlandırmak ve yeniye alan açmak, yaşamın yeni ve güncel hediyelerine kapımızı açmak demektir. 

Küçükken dinlediğiniz yabancı dilde bir şarkıyı, o dili öğrendikten sonra yeniden dinlediğinizde belki yine aynı hissiyata kapılırsınız fakat şarkı artık daha anlamlıdır. Veya herhangi bir çocukluk arkadaşınız ile karşılaştığınızda, kaldığınız yerden sohbet edebilirsiniz belki, fakat ancak yakın frekanslarda iseniz uzun ve keyifli sohbetler edebilirsiniz. Tüm yaşamımız boyunca sonsuz bir şekilde öğreniyoruz, deneyimliyoruz ve olduğumuz kişiyi gerçekleştiriyoruz. Auramız, dilimiz, sevdiğimiz şarkılar zaman içinde değişiyor,  bizimle birlikte. Çokça insan tanıyoruz, kimisi kalıyor, kimisi gidiyor. Tanımadıklarımız da her zaman tanıdıklarımız kadar önemli ve değerli olma potansiyelinde, çünkü net olarak bilmiyoruz ne zaman hayatımızın neresinde olacaklarını. Ancak bu hikayede en yakında olanla birlikte en uzakta, senin 3. Boyut algısıyla hiç bilemeyeceğin bir yerde bambaşka birinin de, sadece varlığıyla, olması gereken kişi olarak seni sen yapmada katkısı olduğu farkındalığına erişmek, işte birlik ve bütünlük anlayışı tam da bu noktada yeşeriyor. 

Dolayısıyla hayatından çıkmış gibi görünenler aslında yine o hayatta, yalnızca yeri değişmiştir; Bu, masanın kenarında duran bardağı düşmesin diye ortaya çekmek gibidir. O bardak yine oradadır, fakat her şey olması gerektiği yerdedir.

Aklımız, kalbimiz, deneyimlerimiz, ruhumuz ve vicdanımız rehberliğinde yaşam formüllerimize ince ayarlar çekmek gerekebilir. Bazen fazla özverili olabiliriz, veya aksine bizden beklendiği gibi duyarlı değilizdir. Her durumda değişimlere karşı anlayış sahibi olma erdemi, bize olduğu kadar bütüne de katkı sağlayacaktır. 

Esnek olmak, yaşamla uyumlu olmaktır. İç sesimiz bize gerekeni söyleyecektir. Neşemiz ve gücümüzle parlasın ışığımız. 

Sevgiyle, keyifle.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
TURKUAZ GAZETESİ
© Copyright 2020 TURKUAZ. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA