HANİ iNSANA, DOĞAYA SAGI


Bu haber 2020-07-04 19:26:12 eklenmiş ve 570 kez görüntülenmiştir.

 

Zaman zaman dışarı çıkarım. Uzun saatler Nazilli’nin altını üstüne getiririm. Çok gezenim anlayacağınız gibi..

Dünyayı etkisi altına alan Covid19 salgını karşısında hepimizin çok dikkatli olması gerekiyor. Salgın riskini en aza düşürmek bizim elimizde yada en yükseğe çıkarmak.

Ömer gezerken konuyu pandemiye bağladın diyenler oluyor tabi. Biraz sabır ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Pandemi nedeni ile toplum olarak devlet olarak dikkatli olmak zorundayız. İşte tamda dikkatli olmamız gereken bu durumda geziyorum dediğimde İnsanların Maskesiz, sosyal mesafe kurallarına Uymadan gayet gelişi güzel gezdiklerini, hijyen konusunda da sanırım eskiye nazaran çok böyle aman ya ‘grip gelirse gelir’ havasında bir bakış açısı var insanlarda.

Covid19 aynı hızla devam ediyor. Alınan önlemler ve tedbirler ile birlikte sadece kontrol altında. Bitmiş değil.

Maske kullanımı zorunlu olmasına karşın. Maalesef vatandaşlarımız Maskeyi suratlarına değil çenelerine yahut dirseklerine takıyor. Masken nerede dediğinde ‘cebimde’ cevabı alabiliyorsunuz. Cebindeki, kolundaki maske seni korumaz. Maske kullanımı sakin ortamlarda değil kalabalık ortamlarda gerekli. Maske kullanacağız diyerek de kendimizi bu işten sıkıntı noktasına getirmeyelim.

Ben dışarı çıktığım zamanlarda sokaklarda maskelerin yerlere atıldığını görüyorum. Çöplerin yerlere atıldığını, hatta ve hatta araç içinde insanların araçlarını durdurarak önünde duran çöp konteynır’a değil kapısın açarak yere sigara vb çöplerini atanları görüyorum.

İnsanoğlu kendi evinin önünü temizlemezken, başka evlerin önünü pisletiyor. Nasıl yeneceksin sen Corona illetini her yeri kirleterek mi? Hani insana saygı, doğaya saygı?

Nazilli Festival kenti haline gelmeli

Anladık. İl olamayacağız. Umut hala var, tükenmedi ama gerçekleri de görmek gerek. Nazilli’nin İl olması konunda çok söylenti çıkıyor. Olur olmaz bunu bilemeyiz ama Nazilli artık kendi seviyesinin üzerine çıkmalı.

Nazilli’de kestane, incir, zeytin üretimi oldukça fazla ve incir Türkiye’de en çok yetiştirilen yer olarak Nazilli Geçiyor kayıtlarda.

Bakıyoruz ki Nazilli’de kendi ürünlerini tanıtacak ne bir festivali var nede geniş çaplı bir tanıtım yapılmış. Bu güne kadar yapılan tanıtımlar ise sadece firmaları zengin etmiş.

Bakıyorsunuz Nazilli’de sadece 5 eylül kutlamaları yapılıyor ama ne incirden söz eden var ne kestaneden söz eden var. Ha birde zeytinden.

Nazilli’de bir çok zeytin fabrikası ve arazileri varken, elimizdeki doğal madeni görmüyor katkı koymuyoruz. Neden? Nazilli’nin en önemli üretim kaynaklarından biri olan Kestane ne yazık ki Bursa’ya cüzi rakamlara satılıyor. O Kestaneler fabrikalarda işlenip uçuk fiyatlarla kestaneleri onlardan alıyoruz ‘Bak ne kadar güzel değil mi?’ onun adı kestane şekeri..

Mastaura’yı ayağa kaldıralım

Nazilli aslında bakıldığında tarih kokan bir yer olarak bilinir. Kurtuluş savaşı ve öncesinde yaşayan toplumların Nazilli’de bıraktığı izlerin sadece yüzde  1’ini görüyoruz. Bunlardan en önemlisi zamanında ilk paranın basıldığı yer olan mastaura’da darphanenin olduğu ve il paranın basıldığı söylenmekte. Bu alanın ise yıllar içinde tahrip edildiği de gelen bilgiler arasında yer alıyor. Nasıl ki Arpaz kalesine yapılacak olan çalışmalar ile kültür turizmi başlayacak mastaura içinde ayrı bir çalışma başlatılabilir ve tarih gün yüzüne çıkabilir

 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Puan Durumu
TURKUAZ GAZETESİ
© Copyright 2020 TURKUAZ. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop