Genç Kalmak isteyenler Buyurun Şifa Niyetiyle


Bu haber 2020-02-14 19:42:00 eklenmiş ve 541 kez görüntülenmiştir.

Yaşlılık;Boş bir kabuk kalana dek enerjilerini ve yaşam sıvılarını boşa harcamış olan birini temsil eder.

Gençlik;Enerjilerini ve yaşam sıvılarını bedeninde tutan birini temsil ediyor.

Şimdi bir insanın yaşamını doğumundan ölümüne dek izleyelim.Çocuk doğar.O,bedeninde akan yaşam -taşıyıcı sıvıların bilincinde değildir,bu sıvılar henüz aktif değildir,çünkü yaşam sıvılarını üreten organlar henüz aktif değildir ve gelişmemiştir.Bu gelişim aşaması esnasında,normal bir çocuk güzel,aktif ve yaşam doludur.Yaşam sıvıları,çocuk büyüyüp de yaşam sıvılarının aktifleştiği gelişim aşamasına erişene dek giderek güçlenir,ve o zaman boşa harcanabilirler.Eğer böyle olursa,birkaç yıl sonra çocuk yaşlanma belirtileri göstermeye başlar.Giderek ,gözler parlaklığını,beden aktifliğini ve zerafetini yitirir.Yüz hatları sertleşmeye ve çökmeye başlar.Bir süre sonra beyin kaslarla eşgüdümünü yitirir ve beden dermansız bir yaşlı insanın bedenine dönüşerek eski benliğin boş kabuğu haline gelir.

Bir de tüm yaşam sıvılarını korumuş ve onların bedende kendi doğal akışları içinde deveran etmelerini sağlamış kişiyi ele alıp,onun ne kadar güçlü ve dinç olduğunu görelim.Eğer o yaşam sıvılarını hep koruyarak devam ederse,o bu hayatın sadece doğup kısa bir süre yaşayıp sonra ölmekten ibaret olduğunu düşünse,bundan daha yüksek bir yaşam fikri algılamasa bile,yine de onun ömrü yaşam sıvılarını boşa harcamış kişinin ömründen üç-dört kat  uzun olacaktır.Eğer o Tanrı’nın planında onun için daha büyük bir düzen bulunduğunu algılarsa,yaşam sıvılarının kusursuz gelişim için gerekli bir unsur olduklarını anlar anlamaz onları her zaman koruma yoluna gidecektir.

Ancak kısa bir süre önce,eğitim gören insanlar bedenin kan dolaşımı sistemini oluşturan o narin atar ve toplar damarlar sistemini tanımaya başladılar.Ancak tüm bedende,yaşam gücünü her atoma taşıyan çok daha hassas ve süptil bir dolaşım sistemi vardır.Sinir sisteminiz vasıtasıyla bu yaşam gücü beyindeki bir hücre dizisine yollanır.Bu hücreler de bu yaşam gücünün dağıtımını yaparak onu sinir sistemi vasıtasıyla bedenin her atomuna gönderirler.Bu güç ayrıca sinirleri de koruma görevi yapar.Eğer yaşam gücü boşa harcanırsa,hücreler sabitleşir ve oluşan yeni hücreler onların yerini alamaz,ve yavaş yavaş ayrışıp ölen eski hücrelerin yerine yeni hücreler dışarı atılırlar.Eğer yaşam gücü korunursa,hücreler on yaşında olduğu gibi,beş yüz yaşında da o kadar kolayca yenilenirler.

Tüm yaşam gücü korunduğunda,beden yaşamla o kadar dolabilir ki siz tüm formlara yaşam verebilirsiniz.Bu gerçek bir gün keşfedilecektir.Siz idealinizi ifade eden bir resim ya da heykel yapıp ona yaşam soluğu üfleyebilirsiniz ve o canlanır.O siz,sizin Rabbiniz ona yaşam verdiği için aktif olacaktır.İşte bunu yapan kişi gerçek dahidir.

İşaret etmek istediğim yaşamsal öneme sahip bir hata var.Sizin dahi olarak gördüğünüz kişi,gelişmeye başlarken,bilinçli ya da bilinçsiz olarak,yaşam güçlerini koruyup saflıkları içinde doğal kanallarından gönderme yeteneğini kazanmıştır;bu durum onun bedenini ve yaratıcı melekesini canlandırmıştır ve o ifade edebileceği ve sıradandan daha yüksek olan bir şeyin bulunduğunu görür.O,yaşam güçlerini koruyup onlara özgürlük tanırken,giderek daha muhteşem başarılar elde edecektir;ama eğer o cinsel şehvetin nüfuz etmesine izin verirse,yaratıcı gücünü hızla yitirecektir.Beden önce yaşam güçleri korunarak güçlendirilmiş,bu,hücreler-yaşam gücünü boşa harcamış kişinin düşük düzeninden-daha iyi bir dokuya kavuşana dek sürdürülmüştür.Sonra,dahi kişi  ün kazanır ve daha derin algılama gücünü ya da Tanrı gücünü geliştirmemiş olduğundan,bu kişisel-yüceltilme ile kendinden geçer.Tam olarak uyanmamış olduğundan,yol gösterici ışığını bırakır;ve daha büyük heyecan dürtüsüyle,yaşam güçlerini boşa harcamaya başlar ve hızla tüm gücünü yitirir.Çünkü,eğer insan,düşüncesini hayvani tutkuların üzerine yükseltirse ve beden daha iyi bir dokuya kavuşmaya başlayana dek yaşam güçlerini korursa,ama sonra geri adım atarsa,o bu şekilde uyanmamış birine kıyasla çok daha hızlı bir biçimde gerileyecektir.

İnsan uyanıp tüm yaşam güçlerini koruduğunda ve onların sinirlere doğal biçimde dağılmalarına izin verdiğinde,sonra onların -cinsel şehvet ya da tutku düşünceleriyle bozulmadan-sinirler boyunca bedenin her atomuna ulaşmalarını sağladığında,duyulan çoşku ve heyacan kalıcı olacak ve bu duyum cinsel duyumu çok aşacaktır.Böylece yılan çöreklendiği yerden kalkıp yükselecektir.*

Eğer insan bu taşam sıvısının ona karşılık gelen saf kan miktarından kat kat önemli olduğunu anlayabilseydi,onu boşa harcamak yerine korumayı seçerdi.Ama, o gözlerini bu gerçeğe kapatır, ya da bu konudan tamamen habersiz olabilir, ve aynı şekilde devam eder -ta ki yaşlılık ve ölüm gelene dek...

Siz yaşlılığa saygıyla bakıyor ve ak saçları bir onur tacı olarak görüyorsunuz, ki bem bunun aleyhinde bulunmayacağım. Ama, hangisine daha fazla saygı duyulması gerektiğine karar vermeyi size bırakıyorum:bilerek ya da bilmeyerek kendini yıpratıp yaşlandırmış ak saçlı kişiye mi; yoksa, olgunluk içinde, daha canlı,güçlü, ve ilerleyen yılları karşılamaya daha donanımlı olan,ve o yılların sonucunda daha bilge ve şefkatli hale gelmiş olan kişiye mi?”

Not:Burada karşı çıkılan ve tüketici olduğu belirtilen şey cinsel ilişki ya da orgazm değil,bu ilişki sırasında yaşam sıvıları denen şeyin dışarı boşaltılmasıdır.Aynı yaklaşımı özellikle Tantra Yoga’da da görürüz,burada da sevişme sırasında bu enerji dışarı akıtılmak yerine tepe çakrasına yönlendirerek,yani omurganın dibinde  uyuyan kundalini enerjisi tepe çakrasına yükseltilerek aydınlamaya yardımcı bir unsur olarak kullanılır.Bu yaşam sıvılarının nasıl korunacağıyla ve kundalini enerjisinin nasıl yükseltileceğiyle ilgili bilgi ve yöntemleri ve Taocu Sevişme ve Tantra Yoga ile ilgili kitaplarda bulabilirisiniz.(Ç.N)

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
TURKUAZ GAZETESİ
© Copyright 2020 TURKUAZ. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA