avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   avcılar sex shop   avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   beylikdüzü sex shop   samsun sex shop   samsun sex shop   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı  
Masaüstü Programlar kredi hesaplama diziem bilginizolsun.co istanbul escort istanbul erenköy escort istanbul erenköy escort bahis siteleri
bahis siteleri yeni bahis siteleri oyun oyna film izle bodrum escort bayan bodrum escort

EFELİK RUHU VE KUVAYI MİLLİYE

Turkuaz Gazetesi bu hafta itibariyle Nazilli'nin yazarlarını, Eliz Ece Aydemir’in Kaleminden sizlerle buluşturuyor. Röportajımıza ilk olarak, araştırmacı, gazeteci,şair ve yazar Şahin Efe Yılmaz'ın evine konuk olarak başladık
Bu haber 2016-11-13 00:14:20 eklenmiş ve 1112 kez görüntülenmiştir.

2015 yılında Türkiye Sanat Platformu tarafından Türk Dünyası Hizmet Şeref Onur Ödülü'ne layık görülüp yılın enleri arasına giren ve 2013 yılında Vali Erol Ayyıldız tarafından milli mücadeleye sahip çıkan bir toplum oluşturmak için verdiği çabalardan dolayı ödüllendirilen Şahin Efe Yılmaz, bizlere yazarlık sürecini, yaşadığı sıkıntıları, yanlış bilinenler ile Zeybeklik ve Efeliği anlattı. Çocukluğundan beri hep Efelik Ruhu ile hareket eden Yılmaz'ın şimdiye kadar  altı kitabı yayınlandı ve basılmamış üç kitabı bulunmakta. Yayınlanan kitapları; Efeşahname, Efelik ruhu, Kuvayimilliye Efeleri, NazIı İl, İlahi Aşk Yolunda Mukaddes Satırlar (şiir kitabı) ve Toprak Dede.  Baskı bekleyen kitapları ise Zeybekname, Muhafız ve Hızır Ali Efe. 

“10 YILDIR BENİM YAZDIKLARIMLA YETİŞEN BİR NESİL” 

- Şahin Efe Yılmaz'ı tanıyalım.  1978 Aydın doğumluyum. Nazilli'de yaşıyorum. İlk kuşun gazetesi, Yörük Ocağı ve İstanbul'da Yaşayan Ödemişli Efeler internet sitelerinde köşe yazarıyım. "Efelik Ruhu"  projesi genel yayın yönetmeni, devletine ve milletine Zeybeklik geleneği üzerinden hizmet eden bir garibim. 9 ilde yaşadım, garsonluk, bahçıvanlık, özel güvenlik, sanayi işçiliği ve gazetecilik yaptım. Ben bunlara pişme sürecim diyorum. Sarı Zeybek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözünü rehber alarak çalışmalarımı sürdürüyorum; "Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz." Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnızca aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışıyorum. Yurt içi, yurt dışı çeşitli üniversitelerden ve okullardan zeybeklik hakkında araştırma yapmak, tez hazırlamak isteyen öğrenciler belediyeye geldiklerinde, benim yanıma yollanıyor ya da üniversitelerden direk bana yönlendiriliyorlar. Ben de bilgim, birikimim ve tecrübelerim ışığında gençlere kaynak sağlamaya ve doğru bilgilere ulaştırmaya çalışıyorum. Yıllardır çeşitli gazete ve haber siteleri ile forumlarda köşe yazarlığı yapıyorum. İnternet siteleri ve sosyal medyada sayfa ve gruplar kuruyorum ya da kurulanlara destek oluyorum. Böylece gençleri bilgilendirmeye çabalıyorum. On yıl önce on yaşında olan bir genç bugün yirmi yaşına geldi ve on yıldır benim yazdıklarım ile yetişen bir nesil var. Bu gençler on yıl sonra da öğrendikleri ile kendilerinden sonra gelecek olan gençleri eğitecekler. “EKSİKLER VARDI” -Araştırmalarınızı neden Zeybeklik ve Efelik üzerine yapıyorsunuz? Burası efeler diyarı ve ailemizde efelik yapmış olanlarda olunca,  kendimizi bildiğimizden bu yana ister istemez bu geleneğin içinde büyüdük. Böyle olunca da bir süre sonra bu gelenekle ilgili çalışmalara başladık. Çalışmalara başladığım sırada çok yanlış bir uygulama ile eksik bigilerin olduğunu farkedince bu geleneği tekrar canlandırmaya ve gençlere öğretmeye karar verdim. Çünkü gençler Zeybekliknedir bilmeden yanlış kıyafetler, ayaklarında spor ayakkabı ve kulaklarında küpe ile sahneye çıkıp zeybek oynuyorlar. Bunlar kültürün yozlaşmasına sebep oluyordu ve bunları birinin düzeltmesi gerekliydi. Bende bu amaçla yola çıktım. Çocukluğumdan beri ruhumda hep Efelik vardı. Zaten bu yüzden başımdan da duman hiç eksik olmadı. Nazilli gibi büyük ve kalabalık bir yerleşim biriminde yaşayıp, ilk gençlik, delikanlılık dönemlerinde her yiğidin başına geldiği kadar benim de başıma bazı hadiseler geldi.  Dokuz ayrı diyarda çalıştım, gezdim, dolaştım. Kızdığım, isyan ettiğim, öfkelendiğim, itiraz ettiğim, kabullenemediğim, bazen hatalar ettiğim bazen doğrululuğundan şüphe ettiğim davranışlarım olmuştur. Nihayetinde hepimiz adına insan denilen yaratıklardanız. Yana yana ruhen olgunlaşıyor ve pişiyoruz. Bu manada ben de yana yana piştim çok şükür. Daha sonra eski istihbarat daire başkan vekillerinden birisinin adıma yazdığı özel bir bonservis ile özel güvenlik olarak çalışmaya başladım. Bir süre sonra sahillerde görev yaptım. Daha sonrasında ise çeşitli farklı şehirlerde ve ayrı sektörlerde hem rızkımı çıkarmak için hem de memleketime hizmet edebilmek için çalışıp, çabaladım. 

“13 YILLIK ARAŞTIRMA İLE 4 YILDA 5 KİTAP YAZDIM” 

-Zeybekliği insanlara aktarabilmek için neler yaptınız?

Tarihi Arpaz Kalesi'nin olduğu bölgede Efelik Ruhu isimli bir belgesel projesi başlattık. Dönemin Belediye Başkanı da bizlere destek olduk. Nazilli'den ayırt etmeden tüm yazar dostlarımızı çağırdık. Ancak herkesin anlattığı bilgiler farklıydı ve yanlış birşey yapmamak için projeyi yarıda kestim. Çünkü, çocukluğumuzdan beri duyduklarımız, araştırdırdığımızda ve akademisyenlerinde çalışmalarını incelediğimizde edindiğimiz bilgiler çok farklıydı. Bir yerlerde eksiklik var deyip tüm bunları bir havuzun içine attım ve arayışa giriştim. Bir çok kütüphane dolaştım.. Özellikle Ödemiş Yıldız Kent Arşiv Müzesi'ndeki çok ciddi eserleri inceledim. Hatta bende elimdeki belge ve kitapları oraya bağışladım. Çünkü Türkiye'de bunlara ulaşabileceğiniz başka bir yer yok. Yüzlerce kitap inceledim, bilinen zeybek torunları ve Kuvayımilliye Efeleri'nin torunlarıyla röportajlar yapıp, bilgi ve belge topladım. Bilinmeyen bazı efelerin fotoğraflarını gün yüzüne çıkardım, bu yüzden çok sevinçliyim. Zeybeklikle ilgili bir çok tartışma ve şaibe var. Yani hep bir yerlerde eksiklik var. Bu eksikliği giderebilmek için kitap yazmaya, belgeselide bunlardan sonra tamamlamaya karar verdim. Yenigün TV'de dokuz bölüm zeybeklikle ilgili program yaptım. 13 yıldır araştırma yapıyorum. Dört yılda 5 kitap yazdım. Son üç ayda 3 kitabım çıktı. Ve bir ayda 3 kitap daha yazdım, basım bekliyor. Tabi bir ayda 3 kitap mı yazılır diyenler olacaktır. Ancak bunun 13 yıllık bir alt yapısı var. Araştırma birikimlerim ve karalama yazılarımı bir araya topladım. Ben bir fotoğraf gördüğümde bile o fotoğrafın üzerinden yazmaya başlıyorum. Bir fotoğraftan "Muhafız" adlı kitabımı yazdım. 

“ GİDİN BURDAN DİYEREK KOVDULAR! - KIZLARIMA MUSALLAT OLURLAR!” 

-Kaynaklara ulaşmaya çalıştığınız süreçte yaşadığınız sıkıntılardan bahseder misiniz?

Ulaşamadığım bir sürü kaynak var. Mesela benden 30 sene önce bir yazar, akademisyen yada araştırmacı, memleketin işgalden kurtarılması için savaşmış Efe ile ilgiyi bilgiyi, belgeyi, fotoğrafı almış geri getirmemiş. Tabi bende gittiğim zaman tepkiyle karşılaşıyorum. ‘30 sene önce dedemin fotoğrafını aldılar geri getirmediler sizlemi uğraşıcaz, gidin burdan’ diyerek kovdular. Ben İncirliova'da bu tepkiyle karşılaştım. Adam haklı, dedesinin bir fotoğrafı var onuda alıp gitmişler. Aynı zamanda o fotoğrafını alanlardan bazılarını buldum. Niye götürmedin diye sorduğumda ‘kaybettim’ cevabını aldım. Bilgi verip isminin verilmesini istemeyenlerde oldu. Dostane bir ortamda röpotaj yapıyoruz ve bana 'Biz kimseye bilgi anlatmadık lütfen benim adım geçmesin' dedi. ‘Neden abi?’ dediğimde 'Benim iki kızım var, kızlarımı rahatsız ederler' dedi.  Kim rahatsız edecek, senin deden milli mücadele döneminde kahramanca savaşmış bir adam sen neden çekiniyorsun dedim. ‘Tabi bizim içimizde de nankörler hainler hala var ne yazık ki. Efeliğimizle ön plana çıkarsak kızlarıma musallat olurlar’ dedi. O yüzden kimileri bilgi, belge vermek istemiyordu.. 

“DURMUŞ ALİ EFE'NİN FOTOĞRAFINI BULDUM” 

-Kuvayımilliye Efeleri adlı kitabınızın içeriğini anlatır mısınız? 

Kuvayımilliye Efeleri'nde ulaşabildiğim mevcut tüm kaynaklardaki ve kendi ulaştığım kaynakların neticesinde Kuvayi Milliye döneminde, vatanını milletini savunmuş efelerin fotoğrafları, kısaca yaşam öyküleri ve zeybekliğe dair bilgiler var. Aynı zamanda 1945 yılında yaşayan son dokuz Efenin kendi anlatımları ile memleketi nasıl kurtakları, çektikleri sıkıntılar bahsettiğim konular arasında. Kitabı yazarken Kemal Özkaynak ve Celal Bayar'ın yazılarından faydalandım. Celal Bayar'ın torunu

Demirci Mehmet Efe'nin bizde olmayan bir fotoğrafını gönderdi. Durmuş Ali Efe'nin fotoğrafı bugüne kadar yoktu, onuda buldum. Bunun gibi pek çok fotoğrafa ulaştım. Efe araştırmalarında fotoğraf önemlidir. Çünkü tarihi bir karakteri anlatırken onun suretini göstermek gereklidir. Bizden sonraki nesillerede o insanı aktarabilmek lazım. "Kuvayımilliye Efeleri" adı altında hepsini topladım. Henüz isimleri, resimleri ve hikayel0eri gün yüzüne çıkarılmamış birçok isimsiz kahramanlarımız vardır. Dilerim bu çalışmalarım ardımızdan gelen gençlere örnek teşkil eder ve çok daha güzellerini yapmaları için onları cesaretlendirip, teşvik eder. Hiç şüphesiz ki ülkemiz var olduğu sürece bu geleneğe bağlı, sevdalı, meraklı ve yaşatmak için vefalı gençlerimiz, akademisyenlerimiz, yazarlarımız ve araştırmacılarımız da olacaktır. Ve onlar, öncelikle kendi yörelerinden başlayıp daha sonra da yurt çapında isimsiz kahramanları araştırıp, isimlerini, resimlerini ve hikayelerini gün yüzüne çıkararak, bir nebze de olsa bizim için kendilerini feda etmiş o yiğitlere vefa borcumuzu ödememize vesile olacaklardır... Ve ben de elimden geldiğince bu amaca hizmet etmeye çabalıyorum. 

“VATANINA, MİLLETİNE HİZMET ETMEYİ ŞİAR EDİNMİŞSEN EFESİNDİR!” 

-Zeybeklik ve Efelik nedir? 

Zeybeklik Selçuklu Devleti zamanında Aydın  ve Teke civarında oluşturulan askeri akıncı bir teşkilat, muhafız birliğidir. Bu muhafız birliği, ahilik teşkilatının yiğitler bölüğünden oluşturulmuş olup, bunların amacı Moğol akınlarına karşı Türkmen aşiretlerini korumaktır. Ahilerle birlikte o dönem hem esnafın hem halkın güvenliğini sağlıyorlardı. Aynı zamanda Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat'ın talimatıyla Çanakkale'den Antalya'ya kadar olan ticaret hattında kervanların yol güvenlik muhafızlığını yapıyorlardı. Alaaddin Keykubat bu muhafız birliğini ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran Veli'yle birlikte oluşturdu. Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra Bizans akınlarına karşı korudular. Tabi bu süreç çok uzun. Osmanlı döneminde de bir çok savaşa katılıyorlar. Efe'nin manası ise ağabey demektir. Bugün Anadolunun bir çok bölgesinde, ailenin en büyük evladına Efe denir. Efelerde bu askeri akıncı teşkilat içersinde reislik, abilik, liderlik yapan kişilerdir. Ancak hayatı boyunca zeybek kıyafeti giymemiş efelerde vardır. Sen ister işçi, ister iş adamı, doktor, savcı ol... Vatanını milletini şahsi menfaatinden önde tutuyorsan, vatanına milletine hizmet etmeyi şiar edinmişsen, bu düsturla hareket ediyorsan Efesindir. Tabi Kadın Efelerimizi de unutmamak gerek. Efelik sadece erkelere özgü değildir. Bilmeyen; ‘Kadından Efe mi olur?’ diyor. Bunu söylediğin an, sen milli mücadele döneminde çile çekmiş kadınlara hakaret edersin. Kuva-yi Milliye Teşkiletı içinde görev yapan pek çok Kadın Efe vardır. Bilinen bazı Kadın Efelerimiz; Çete Ayşe, Gördesli Makbule Efe'dir.

“ENVER TOPUZ PAŞA BANA IŞIK OLDU”

 -Kitaplarınızı yazarken kimlerden faydalandınız?

Adına olgunluk denilen sürece girdikten sonra yaşadığım birçok olayı, zeybeklik geleneğine dair okuduklarımı, ailemden, eski Emniyet Müdürü ve eski İzmir Valisi Kamil Acun ile İzmir’de çalıştığım dönemlerde yaptığımız sohbetler ve mesailerden, Yörük Ali Efe’nin torunu Vali Kayhan Kavas ağabeyim ile yaptığımız istişarelerden, Demirci Mehmet Efe’nin yeğeni, büyük dayım Şükrü Şimşek’den ve çevreden duyduklarımı, gezip, araştırdıktan sonra anladıklarımı zihnimde birleştirince, gençlere faydalı olsun diye bu bilgileri bir araya getirmeye karar verdim. Dedim ki, madem bu gelenek Türk milleti için çok önemlidir, madem bu gelenek Milli Mücadele günlerinde bizi kurtarmıştır öyle ise bu ruhu hep diri tutmak gerekir. Bu arada Türk Silahlı Kuvvetlerinde çeşitli birimlerde ve Özel Kuvvetler Komutanlığında da 18 yıl görev yapmış emekli Tuğgeneral Enver Topuz Paşa ile tanıştım. Ve Enver Topuz Paşa bilgisiyle, birikimiyle, sohbetiyle beni eğitmeye başladı. Açıkçası kitaplarımın yazım aşamasında bana ışık oldu. Aynı zamanda Mustafa Çağatay Uluçay, Halil Dural, Ali Haydar Avcı, Sabri Yetkin, Ahmet Munis Armağan, Sabahattin Burhan, İbrahim Kiraz, Ethem Oruç, Günver Güneş, Necat Çetin ile daha bir çok yazardan edindiğim bilgilerle kendimde yazmaya başladım. Bir konuda istikrarlı bir çalışmaya başladığınızda bir süre sonra kendi kanaatleriniz oluşmaya başlıyor. 

“EMİCE İPSİZ RECEP DİYE DEMİRCİ'NİN FOTOĞRAFINI KULLANIYORLAR” 

-Yanlış bilinen fotoğraflar var mı? 

Demirci Mehmet Efe ve Emice İpsiz Recep için araştırma yaptığınızda aynı fotoğraflara ulaşıyorsunuz. Emice İpsiz Recep için çekilen bir diziyi haber yaptıklarında, başta TRT ve yerel gazeteler Demirci Mehmet Efe'nin fotoğraflarını kullandı. Kullanılan fotoğraf ise şaibeli değil, bilinen bir fotoğraf. Rize Belediyesi, Emice İpsiz Recep'in torunlarını da davet ederek düzenlediği anma töreninde Demirci Mehmet Efe'nin fotoğrafını kullandı.

“ONLAR EFE DEĞİL ÇALIKAKICI!”

 -Efeleri eşkıya olarak görenler var.

Ne söylemek istersiniz? Öncelikle bilgisizlikle alakalı olduğunu düşünüyorum. Efeye eşkıya diyen adama şunu sormak lazım 'Bunu neye dayanarak söylüyorsun, eşkıya senin için hangi Efe?' Söyleyecekleri iki üç kişi var; Çakırcalı Mehmet Efe, Atçalı Kel Mehmet Efe, Demirci Mehmet Efe. ‘Bunlar nerede doğmuş, nerede yaşamış kimlerle mücadele etmiş?’ dediğinizde cevap veremez. Çünkü açıp birşey okumuyor, yalnızca duyduklarıyla konuşuyorlar. Okuduktan sonra eşkıya diyenler var onlar şaşırmıştır. Bunların eşkıyalık hareketi var ama bu eşkıyalık masum halka değil. Demirci Mehmet Efe demiş ki; "Dağda bir tas su istediğimde, o garip çoban bana su getirdiği için ona bir kese altın verirdim". Şimdi bu adama eşkıya denir mi? Onlara eşkıya diyenler Osmanlı’nın son dönemlerindeki devşirme yöneticiler, halka zulmeden bazı torak ağalarıdır. Tabiki Efelerin içinde de yamuk yapanlar var. Bu adamlar herşeyden önce eğitimsiz, okuma yazma bilmeyen insanlar. Bugün polisin, istihbaratın yada herkesin içinde iyi kötü insanlar vardır. Zaten halk onlara gereken cevabı vermiş, "Çalıkakıcı" demiş. Onları Efe olarak kabul etmemiş ve sahte zeybek demiş. Onlarla hakiki efeleri karıştırıyorlar. 

“ÇERÇİOĞLU VE ALICIK SÖZ VERDİ TUTMADI” 

-Özlem Çerçioğlu ve Haluk Alıcık'tan destek gördünüz mü? 

Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Efelik Ruhu kitabımın basımını üstlendi. Bununla alakalı gazetelerde haber yapıldı, hala haberlere ulaşabirsiniz. Tabi o zaman seçim dönemiydi.  Seçim geçti verdiği sözü tutmadı. Bende borca girerek bastırdım. Diğer yandan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Efelik Ruhu kitabını ona anlattığım zaman "Bunlar gerçekten çok faydalı, çok güzel bilgiler, bu bölgedeki gençlere bu hizmetin verilmesi hakikaten yararlı olur” dedi. Mutlu oldum, sevindim ve ilk defa bir yönetici; “Ne yapmaya çalıştığımı anladı” dedim. Özlem Başkan "senin için ne yapabilirim?" diye sorduğunda, belgesel çekimin resmi işlerinde ve kitap basımı konusunda desteğe ihtiyacımın olabileceğini söyledim. O da "Tüm Belediye Başkanlarıyla toplantı alacağımız bir günde, bugüne kadar yaptığın araştırmaları profesyonel bir dosya halinde sun ve bende öneri sunayım, sana ortak bir bütçe oluşturup kaynak sağlayalım." dedi. Benimde o an ayağa kalkıp, boynuna sarılasım geldi. Üç buçuk yıl geçti, arıyorum telefona çıkan yok... Bir yönetici kendi yöresinde hangi cepheden olursa olsun, o yöre insanları için memleket ve millet için faydalı hizmet üreten insanlara sahip çıkmak mecburiyetindedir. Sevmeyebilirsin ama sahip çık diye seni o makama getirdiler.  Şahin Efe Yılmaz'ın kitaplarını; www.kitapkonagi.com sitesi, İstanbul Uyanış Yayınevi ve Nazilli'de kendisinden temin edebilirsiniz.

ETİKETLER : Sahin Efe Yılmaz Efelik Ruhu ve Kuavı-Milliye
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KÜLTÜR - SANAT haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Facebook'tayız
Twitter'dayız
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket

TURKUAZ GAZETESİ
© Copyright 2013 TURKUAZ. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Bagkur Sorgulama
izmir sex shop   antalya sex shop   ankara sex shop   sex shop   vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   vibratör   iç giyim   sex shop   sex shop   seks shop   saç bakım   seks shop   seks shop   işitme cihazı